Çocukluğumuzdaki bilim kurgu filmleri 2010 yılında uzayda bir yerlerde olacağımıza inandırmıştı bizleri. Işınlanmalar, uzay araçları, görüntülü konuşmalar vs. Henüz ne uzayda yaşamın keşfine ne de uzayda yolculuk etmeye dair bir tanıklık etmedik, fazlasıyla hayal kırıcı. Ancak görüntülü konuşma, ortam dinlemesi, telefon dinlemesi, ve sokak ve binalara yerleştirilen kameralar bireyi özgürleştirmekten çok kontrol altında tutmaya dair bir yörünge içine hapsetti hepimizi. Bizlere yeni bir uzay yaratıldı, atmosferi ideolojik gazlarla oluşturulan. Uzaya dair aklımızdaki o büyük boşluk yerini parsellenmiş ve çevrelenmiş bir hayalgücüne bıraktı.

Bu ironik dilden bir parça dümen kırıp konuyu memlekete getirelim; Ocak ayı Türkiye’nin bir çok acısına tanıklık etmiş talihsiz bir ay, yılın ilk ayının yeni yıla dair umut pompalamasını beklerken “ …acaba bütün yıl böyle mi olacak? ” diye başımızı önümüze eğdiğimiz onlarca şey yaşadık geçmişte.

Uğur Mumcu 1993, Hrant Dink ise 2007’de yılın ilk günlerinde acımasızca öldürüldü. Failleri, derin devlet ilişkileri ve halen tartışıladursun Türkiye’nin batısında da doğusunda da değişen bir şey yok. Bireysel özgürlükler, etnik ve inanç üzerinden yapılan siyaset ve ayrımcılıklar bizleri bir an olsun geçmişten uzaklaştırmıyor. Sanki Türkiye bir koşu bandı üzerinde maratona katılmış, zamanla ulaştığı bir yer yok. Koşu bandını kapatmak isteyenlerse acımasızca cezalandırılıyor. Ocak ayında hayatları başkaları tarafından ucuz çıkarlar adına sonlandırılan Uğur Mumcu, Hrant Dink ve Metin Göktepe’yi saygı ve sevgiyle anıyoruz.

“Özgürlük Sırtından Vurulmuş”u Hrant Dink için yazdık. Toplumdaki bu yaman çelişkiye değinmek istedik, bir Türk vatandaşının sokak ortasında sırtından alçakça vurulmuş olduğu için yazdık. Benzerlerini çokça gördüğümüz senaryoların ardında gizlenen canavarları hayatlarımızdan kovmak için yazdık. İnsanoğlu düşlerini gerçekleştirmektense çıkarlarını genişletme derdinde, kendini kendisi gibi olmaya dayatma, düşlerimize yasaklar getirme peşinde.
Böyle giderse küçük dostalarımızın uzay gemilerinde yolculuk etmeye dair hayalleri de bizimkine benzeyecek. İşte günümüzde “özgürlük bu yüzden sırtından vurulmuş yerde yatıyordu”…
19 Ocak 14:30′da herkesi Agos gazetesi önünde olmaya çağırıyoruz, Hrant için Adalet için yürümeye; kulaklarınızda da “Özgürlük Sırtından Vurulmuş” olsun.