kısa kısa…

Dün gece Umut Kuzey’in konuşarock programındaydık. Programın bitmesi, eve ulaşmak ve uyumak sabah 04′ü buldu. Program öncesinde ekibin 19.30 da hareket ettiğini düşünürsek programın bir buçuk saatlik uzunluğunun arkasında bizim ve ekipteki arkadaşlarımızın saatler süren emekleri var. Umarız sesler güzel gelmiş, sohbet anlaşılır olmuştur.

Bazı programlarda ne yapsanız ses güzel çıkmıyor, tv kanalları son derece gelişkin teknolojilere sahip olmalarına karşın yayın çıkışlarında tüm ses sıkışıp niteliksiz bir hale geliyor, haliyle canlı performans ya da albümlerde dinlediğiniz sesleri duyamıyorsunuz. Bir de sesin “mono” olduğunu düşünürseniz durum daha da zor bir hale geliyor.

Her Neyse’nin video çıkış tarihleri başından beri bu tarihler olarak planlanmıştı. Bir kaç haftalık bir gecikmeyle birlikte Her Neyse yayında. Yayında demek elbet de bize dair bir iyimserlik. Nedenini bilmiyoruz ama aynı durum bir kaç videomuzun daha başına gelmişti. Türkiye bir tür keyif krallığıdır, dileyen sebep belirtmeksizin dilediği kararları verip, dilediğince uygulayabilir. İnternet’in varlığı bu durumda daha anlamlı oluyor, klip dün bir sitede bir gün içinde 9.000 kişi ve daha çok kişiye ulaşacak olması durumun vehametini biraz olsun hafifletiyor. “Güç yine de bizimle olsun” :)

Çok sık aldığımız e-postaların genel ekseni konserlerle ilgili; “Neden buraya konsere gelmiyorsunuz?”  İnanın biz her yere gelip her türlü durumdan beslenmek, sizlerle doğrudan iletişim içinde olmak istiyoruz. Bu nedenle zaman zaman ciddi fedakarlıklar yapıyoruz da. Ancak istemekle bunu eyleme dökmek arasında önemli ayrıntılar gizli, en başında da talepler ve teknik imkanlar. Aksi halde olay turistik geziden öteye geçmeyecektir. Ancak geldiğimiz yerlerde çalmanın yanı sıra özellikle üniversite söyleşilerine çok önem veriyoruz. Kimbilir belki bu tür söyleşilerle aranızda oluruz yakınlarda.

Berke Özgümüş şu günlerde 60 diyor olmalı; Yani 60 günü var gelmesine,  az kaldı belki ama bir de ona sormak lazım. Son Ankara konserinde ziyarete gidemedik, belki bir Ankara konseri daha olur bu aylar içinde ve Berke’yi üniforma içinde görebiliriz. Deniz Alemdar bir süredir Berke’nin yerine bizlere çalıyor hem iyi bir arkadaş hem de iyi bir davulcu kazandık.

Şimdiki yoğunluğumuz Ghetto konseri üzerine, unutulmaz bir konser vermeye çalışacağız, orada olup tanıklık etmeniz bizim için çok önemli. Konsere dair çalışmalarımızı kısmen de olsa buradan paylaşacağız, ama hepsini değil yoksa sürprizin anlamı olmaz.

iyi haftasonları,