
Geride bıraktığımız zamanlarda birçok konser yaptık… Bunların bazılarında sorunlar bazılarında mutluluklar yaşadık. Günümüz Türkiye’sinde yaşamaktan ziyade sanat ve kültürel kirlenmenin odağında müzik yapmanın zorluğunun keyfimizi kaçırmaması için kendimize ve sizlere güzellikler yaşatma gayesinde olduk hep. “21″ i yaparken de şu an “21″ i yaşarken de tek düşündüğümüz ortaya orijinal bir iş çıkartmak oldu. Tepkilerimizi sahip olduğumuz değerler ve duygular ölçüsünde göstermekten kaçınmadan işimizi yapmaya gayret gösterdik. Birçok politik davranışın sözde sanatçıyı büyüttüğü, yaranmaya dayalı sistemin içerisinde yarananların daha görünürlük mertebesine ulaştığı medyamızda ve sözde rock müzik camiasında yaranmadan hissettiklerimizi yaparak, yaşayarak ve söyleyerek yol aldık. Bugün dinleyicilerimize verdiğimiz değerin onların bize verdiği değer kadar fazla olduğunu görmek bizi öylesine mutlu ediyor ki. Belki de ortada bir yaranma derdi olacaksa bu sadece dinleyicimize karşı olabilecek bir kavram olarak görünüyor gözümüze.
Ghetto konserinde bütün ekibimizi görün ve tanıyın istedik. Herbiri kendi içinde ve gayesinde bizimle aynı duygular ve yeteneklerle yaşıyor hayatlarını; yeri gelince karşı karşıya gelmeyi bilen ama hep yan yana yürüyen insanlarız hepimiz. Kimse bir diğerini yönetme, yönlendirme çabası içinde olmadan ortak fikri tartışarak seçen insanların oluşturduğu bir oluşum Redd.
Birçok organizasyonda Redd’i görememenizde kendi çapımızda hatalarımız varsa hepinizden özür dileriz çünkü her şehirde yaşayan Redd dinleyicisinin karşısında konser vermek bizim elbetteki görevimiz ve arzumuz. Ancak bu durumu şekillendirmek sadece bizim gücümüzle olmuyor maalesef. Çalmadığımız bir dolu şehir var. Daha önceki albümlerde defalarca gittiğimiz İzmir’e hala gidemiyorsak bizim kusurlarımız da vardır mutlaka. Yine de İzmir ve diğer şehirler için hala çalışmalarımız sürüyor. Ancak bu şehirlerde yeterince Redd dinleyicisi olmama şüphesi yaşayan organizatörleri ve bar sahiplerini ikna etmek zor çünkü takdir edersiniz ki onlar da tv, radyo ve yazılı medyada yeterince Redd içeriğine rastlamadıklarından konser yapmayı riskli buluyor ve geri adım atıyorlar. Belki bizim de kusurlarımız vardır ama tercihlerimizin kusur olarak algılandığı bir ortamda doğruları ve yanlışları biz tanımlayamıyoruz. Bu kusurları, majör yapıdaki yanlışlar doğru olarak algılandığından kestirmesi güç…
” Yanlışlar sevildikçe doğrular değişiyor ”
Medyanın şekillendirdiği bir ”sözde kültür” ortamında ister istemez zorluklar oluyor ama bizim bu konudaki tek güvencemiz yaptığımız işe verdiğimiz değer sayesinde dinleyicilerimizin artışı. Arkamıza aldığımız sadece iki rüzgar var; birincisi ürettiklerimiz ikincisi ise sizin verdiğiniz değerin artarak büyüyor ve gelişiyor olması. Bunlara güvenerek elimizden geldiğince kısa süre içinde diğer şehirlerdeki dinleyicilerimizle birlikte olma isteğindeyiz. Kolaylaştırıcı unsurların yanımızda olmadığını düşünürsek bu süreyi sizler ve bizler biraz zor da olsa en aza indireceğiz..
Duyarsız, tepkisiz, ve sessiz olmamız beklenen bir Türkiye’de biraz duyarlı, tepkili ve sesli olunca çok eleştiri alıyoruz ve bir yerlere ait olmamız bekleniyor. Kendi özgün yolumuzda yürüdükçe de rahatsızlıklar artıyor ama zaten bu Redd’i Redd yapan değerlerin başında geliyor… o yüzden zaten hem ürettiklerimizde hem yaşadıklarımızda tutarsızlıklardan, bizi popüler yapma gücüne karşın yandaşçılıktan uzak duruyoruz… Bizi anladığınızı, sevdiğinizi ve bizim kadar çok düşündüğünüzü biliyoruz daha birçok konserde de sizlerin yanında güzel şeyler yapma gayretimiz devam edecek… Ghetto konserini kaçıranlar üzülmesinler, yaptıklarımız katlanarak büyüyecek… Konsere gelenlere tekrar teşekkür ediyoruz. Bizi böyle bir gecede yalnız bırakmadınız, yakında diğer konserlerde görüşmek üzere…. Mutlu kalın…

