Redd Seyirdefteri 1 Yaşında

21birthdayopt2

Geçen yıl bugün Redd olarak kısmen kuşkuyla yaklaştığımız, sınırları hakkında belirgin bir öngörüye sahip olmadığımız yeni bir yüzümüzü göstermiştik size. Ne yapacaktık, nasıl yapacaktık sahiden bilmiyorduk. Planlanmış bir yol haritamız yoktu; aksine tamamen içsel bir içerik seyri vardı kafamızda. Hepimizin hemfikir olduğu bir nokta vardı; bizi bizim gözümüzden anlatmak; -mış gibi yapmadan, kendimizi tüm açıklığımızla ifade edeceğimiz, kendi elimizden, dilimizden ve aklımızdan çıkan, inandıklarımıza ve hissettiklerimize dair her türlü paylaşım bizim için son derece değerliydi. İşte seyirdefteri böyle bir düşünsel sürecin ürünü olarak ortaya çıktı. Bir yıl sonra anlamı pekişti, işlevi ve gerçekliği genişledi.

Farklı bir albüm yapıyorduk; bizi nelerin beklediğini bilmeksizin zorlu bir albüm sürecine girişmiştik.  Albümü yayınlayacağımız şirket konusunda kararsızdık, Türkiye’nin gidişatı ve müzik piyasasının içinde bulunduğu açmazdan dolayı endişeliydik. 21′i yaparken buna mümkün olduğu kadar çok insanın tanıklık etmesini istemiştik, albümün sadece yalıtılmış bir stüdyoda ortaya çıkan steril şarkılardan oluşmadığını, içinde bulunduğumuz türlü durumlardan beslendiğimizi, bizi Redd yapan değerleri hiçbir editör, köşe yazarı, yorumcu, spiker tarafından filtre edilmeden göstermek istedik sizlere. Hatta bu kez rolleri değiştirdik, Redd soru sordu müzik yazarları ve müzisyenler cevap verdi. Bir yandan memlekete dair talihsiz durumlara atıflar yaparken bir yandan da kısmen eğlenceli videolara yer verdik.

Özetle böylesi bir blog sadece bizler için değil neredeyse tüm müzik piyasası için yeni bir anlayışın kapılarını açtı. Ne yeni bir albüm konseptinin parçası olarak ne de birkaç aylık reyting kaygısıyla… Bir yıldır bizimle bu sıradışı deneyimi paylaştığınız için teşekkürler, iyi ki varsınız.