Sahir Ünal

sahirnal

Sevgili dostumuz Sahir Ünal aramızdan ayrılalı yarın (15.06.08) bir yıl olacak. Resimdeki bu gülen adam oldukça özel bir insandır. Hakkıındaki düşüncelerin ortak paydasında hep aynı güzel şeyler vardır. Ne mutlu sana Sahirim. Özlüyoruz, tonla şey paylaştık, güldük, eğlendik, çaldık, kaydettik. Umarız gittiğin yer buradan daha güzeldir Sahirim.

Bir çoğunuz onu Beyaz  Show’dan hatırlayacaktır. Programda davul çalmanın yanı sıra jenerik müziği, metin yazarlığı gibi farklı meziyetleri olduğunu gösterdi hepimize tüm mütevaziliği ile. 1994 yılında Doğan konservatuarda okurken, konservatuarın Eminönü iskelesinin karşısına düzayak, denize nazır kantini vardı. Sahir sabahları kantindeki köşesine çayını içerken o sırada neyi merak ediyorsa onunla ilgili derinlemesine kitaplar okurdu. Birkaç ay borsa üzerine okuyup sonraki ay Sümer medeniyeti üzerine kitapların içinde bulurdu kendini. Okul konservatuar olunca bugün müzik piyasasında olan birçok müzisyen ortaokul ve lise yıllarında renkli siması ile akıllardan eksik olmayacak olan Sahir’i tanımış olurlardı. Sahir askerden döndükten hemen sonra ani bir kararla işletme mühendisliği diplomasını bir kenara bırakıp davul çalmaya başlamıştı. Kısa süre içinde sadece davulu ile değil insancıllığı ve espri anlayışıyla müzisyenlerin kabarık egolu dünyasının en naif kişiliklerinden biri olarak yerini almıştı. 1994 yılında Doğan ve Güneş, Invictus Band adında senfonik rock yapan bir grup kurmuşlardı. Sahir kısa süre içinde grubun davulcusu oldu. Bu sırada Sahir’i daha yakından tanıdık. Huyu, suyu, neşesi, sinerjisi ve sabrı ile nev-i şahsına bir adamdı Sahir. Sayesinde Uluğ ve Serhat gibi nice dostlar edindik.

Barlarda cover çaldığımız yıllarda Sahir’e bir çok teklif geliyordu. Hemfikirdik, profesyonel isimlerle çalışmak onun için daha doğruydu.  Bu sıralar da Berke ve İlke gruba dahil oldu. Bir süre hepbirlikte Invictus Band adı ile çalmaya devam ettik. Gerisini zaten biliyorsunuz. Sahir’le ara sıra ayrı düştük, bazen başka davulcularla çalıştık, kendi gelemese de Sahir bize yeni davulcular önerdi. Ve hatta Suat’ı bize öneren yine Sahir’di. Sahir’le iletişimimiz hiç kopmadı. Ya köşedeki börekçide, ya Kadıköy’de bir yerde buluştuk, konuştuk, paylaştık. 50-50 öncesi Sahir demolarımızın birçoğunda çaldı, fikirleri ile projeye katkı sağladı. Kısacası son 15 yılda enerjisi ile bize çok şey verdi, varlığı ile Redd’in dünyasını zenginleştirdi.

iyi ol Sahir!  (hee Sahirim)