21 hakkında

Türkiye’de müzik yapmak kadar müzik yazarı ve eleştirmeni olmak da zordur; cesaret ister. Çünkü ağırlıklı olarak yeni çıkan ve satacak sloganıyla çıkılan yolculuğun bir parçası olmuştur müzik yazarı, işin o kadar içindedir ki ayrışıp bir albümü kendi dünyasından okuyup dinleyemez bir süre sonra. Kutlu Özmakinacı (Yüksek Sadakat) kendisi de müzisyen olduğu için bu çemberin merkezinden ayrıştırmayı iyi biliyor bir albüm yazdığında herşeyi kenara bırakarak. Bize yıldızlı pekiyi verdi diye değil, vaktiyle bizi yerden yere vuran, ya da yaptığımız işleri kendi bakış açılarından eleştiren Murat Beşer gibi müzik yazarları da oldu. Eleştiri geleneğinin olmadığı bu ülke için hepsi çok ama çok değerli. Üç satır anlamsız şeyler yazmaktansa düşündüğünü açıkça yazan, izlenimlerini filtre etmeden dile getirebilen yazarları hep sevdik. İster iyi ister kötü yazsınlar. Çünkü biz de eleştiriye; bizi, ortamı, dünyayı doğruya ve iyiye götürecek şeylere kalibre olmaya özen gösteren bir grubuz. Bu anlamda dilimizin kemiği hiç olmadı. Bu yazıyı sizinle paylaşıyor olma nedenimize gelince; Kutlu Özmakinacı şu kısacık yazıda redd’i tarif etmiş hem de öyle böyle değil.

teşekkürler.